p

 




ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ
 
  Öğrenme güçlüğü, zekâ düzeyi normal veya normalin üstünde olan çocuklarda okuma, yazma, dinleme, sözel anlatım, yabancı dil öğrenme ve matematik yeteneklerinden birinde veya birden fazlasında bozukluk olmasıdır. DSM-IV'te öğrenme güçlüğü dört alt gruba ayrılmıştır:

1.Okuma bozukluğu (Disleksi)
2.Matematik/aritmetik bozukluğu
3.Yazılı anlaatım bozukluğu
4.Başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozuklukları

     Öğrenme güçlüğünü oluşturan problemler geniş bir yelpazeye sahiptir. Aynı şekilde bu sorunu olan çocukların problemleri birbirinden oldukça farklılık gösterir. Örneğin, bir çocukta hem disleksi hem de matematik bozukluğu görülürken, bir başkasında sadece yazılı anlatım bozukluğu olabilir.
    Genellikle öğrenme güçlüğü, çocuğun bilgi işlem süreçleri ve bilgiyi öğrenme yeteneği ile ilgili bir problemi yansıtır (Martin, Greenwood, 2000). Öğrenme güçlü-ğü duyulardan, zekâdan, çevresel etkenlerden ve uyaran yetersizliğinden kaynaklanan bir problem değildir. Gelişimsel bir problem olduğu için belirtiler tamamen ortadan kaldırılamaz. Bu sorunu yaşayan çocukların birçoğunun sağ hemisferi daha çok geliştiği için sol ellilik fazladır ve sakarlık yaygındır. Bilişsel süreçlerde çeşitli bozukluklar vardır; fakat duyusal ve nörolojik sorunlar yoktur. Okul başarısı, sınıf seviyesine ve zekâsında beklenen performansa göre düşüktür. Yaklaşık yüzde 75'inde aşırı hareketlilik görülürken, az bir kısmında ise hipoaktiflik görülür.


Öğrenme Güçlüğü Olan Çocukların Okul Başarısı
   
Öğrenme güçlüğü olan çocuğun değişken bir başarı grafiği vardır. Bazı derslerde çok iyi sonuçlar alırken, bazı derslerde oldukça kötü sonuçlar alabilir. Genel olarak okul başarısı, zekâsından beklenenin altındadır. Sınıf içi davranış problemleri olabilir. Okumayı bin bir güçlükle söker. Ödevlerini ya hiç almaz ya da eksik alır. Birilerinin yardımı olmadan ödevlerini bitiremez ve doğru yapamaz. Dersle ilgili etkinlikleri çok ağırdır. Unutkandır; öğrendiklerini bir saat sonra unutur, çok iyi bildiği konuyu bir türlü hatırlayamaz. Sözlü sınavlarda çok iyi sonuçlar alırken, aynı performansı yazılı sınavlarda göstermez. Derslerde başarısız olduğu için ve sürekli olumsuz geribildirimler aldığı için kendini yetersiz hisseder. Bu sebeple eksik özgüvene ve düşük benlik algısına sahiptir. Ödev yapmayı, ders çalışmayı ve okula gitmeyi pek sevmez. Zaten birçoğu okulu bitirmeden terk eder. Sonunda öğretmen ve aile çocuğun zekâsında problem olduğunu düşünür.

Neler Yapılabilir?
Öğrenme güçlüğü çeken çocukların tedavisinde ilaç kullanılmaz. Doktor tarafın-dan önerilen ilaçlar ise, aşırı hareketlilik gibi sorunlar içindir. En etkili tedavi yöntemi bireysel eğitimdir. Çocuk, dikkat sorunu yaşadığı için grup içinde birçok şeyi kaçırır. Sınıf ortamında uzaklaştırılmamalı, bireysel eğitim okul saatleri dışında verilmelidir. En iyi ve en verimli bireysel eğitim, özel eğitim uzmanları tarafından verilebilir.
Öğrenme güçlüğüne eşlik eden problemler belirlenip, gerekli önlemler alınmalıdır.
Öğrenme güçlüğü çeken çocukların problemleri birbirinden çok farklılık gösterebilir. Kimi çocukta sadece aritmetik zorluğu görülürken, kimi çocukta ise birden fazla bozukluk olabilir. Ayrıca matematik güçlüğü çeken çocuklar da birbirinden farklı sorunlar yaşayabilir. Bundan dolayı çocukların eğitim ve tedavisinde belirlenmiş standartlar uygulanamaz. Eğitim ve sağaltım programları her çocuğa özgü olmalıdır.
Anne baba, öğretmen ve rehberlik servisi veya uzmandan oluşan bir ekip çalışması başlatılmalıdır.
Çocuğun güçlük çektiği alanlar tespit edilmeli, çocuğa kazandırılacak davranış ve becerilerin bir programı yapılmalı ve amaçları belirtilmelidir.
Güçlüklerin üstesinden gelmesi zaman alacağı ve yavaş bir ilerleme kaydedeceği için sabırlı olunmalıdır.
Çocuk suçlanmamalı, yapamadığı için ayıplanmamalı ve başkalarıyla kıyaslanmamalıdır. Zaten yetersizliğinin farkındadır; bundan dolayı özgüven sorunu yaşamakta ve benlik algısı zayıftır.
Güçlük çektiği alanlarda başarılı olabilmesi için özgüvenini yeniden kazanmalı ve özsaygısı yükselmelidir. Bunu için de yapabildiği şeylere sık sık vurgu yapılmalı ve başarısı övülmelidir. Sorun yaşadığı alanlarda zamanla başarı göstereceği anlatılmalıdır.
Sportif etkinlikler, enerjisinin fazlasını kullanmayı, dikkati tek bir noktaya yoğunlaştırmayı ve hormonlar ile beyin hücrelerinin uyarılmasını sağladığı için bu tür etkinliklere yönlendirilmesi yararlıdır.
Çalışmalar çocuğun dikkat süresine göre ayarlanmalıdır; çünkü çocuğun dikkat süresinden daha uzun süreli çalışmalar yarar sağlamaz.
Öğretilmesi hedeflenen konuların kolaydan zora doğru olmasına dikkat edilmelidir.
Öğrenme güçlüğü olan çocuk okumayı sökemiyorsa, sıkı bir bireysel çalışmadan sonra okumaya geçebilir. Ayrıca okuma hızının artırılması ve okumasındaki hataların düzeltilmesi için bir yetişkin (anne, baba, öğretmen)'in denetiminde günde 20-30 dakika sesli okuma çalışmaları yapılmalıdır. Okuma sırasında satırları atlamaması için, parmağıyla veya kalemle takip etmesine müsaade edilmelidir.
Ödevlerini tam almasına dikkat edilmeli ve yaptığı ödevler düzenli olarak kontrol edilmelidir.
Ödevler, çocuğun yapabileceği düzeyde olmalı; yani ödevler dikkat genişliğine göre azaltılmalı veya yapabileceği kadar küçük parçalara bölünmelidir. Ağır ve yoğun ödevler çocuğu sıktığı için yarar sağlamaz. Anne baba ödevlerin yapılmasında çocuğa destek vermelidir. Bu destek, çocuğun yerine ödevi yapmak değil, ödevi yaparken çocuğu yönlendirmek ve motive etmektir.
Aldığı sonuçlar değil, çabası değerlendirmeye alınmalıdır.
Toplama, çıkarma vb. matematik işlemlerinde parmaklarını kullanmasına izin verilmeli, onluk bozma yöntemi öğretilmeli; gerekirse boncuk kullanması sağlanmalı ve bölme gibi işlemler için kâğıt üzerinde kolay hesaplamalar yapması öğretilmelidir.
Sınıfın en arkasına, kapının, pencerenin yanına ve dikkatinin kolayca dağılacağı yerlere oturtulmamalıdır. En ön sırada ve öğretmene yakın bir noktada oturtulmalıdır.
Sıkça derse katılımı sağlanmalıdır.
Çocuk, belli aralıklarla değerlendirilmeli, gelinen aşamalar kayıt altına alınmalıdır. İlerleme görülmezse, uygulanan yöntem değiştirilmelidir.
Arkadaşlarına gerekli açıklamalar yapılarak damgalanması ve dışlanması engellenmelidir.

Kaynak:
    Çetin ÖZBEY, Çocuk Gelişiminde Yaşanan Sorunlar, İnkılap Yay, İstanbul, 2005
.


    yukarı

 
Tüm Hakları Saklıdır.Özgür Adımlar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi 2007 Designed by PRODYNA